dilimin ucuna takılan şarkı nakaratlarından biri değil fakat sürekli sayıklıyorum:
çiçek yemek… çiçek yemek… çiçek yemek… takıldı kaldı, bir türlü düşmüyor dilimden; içimden-dışımdan günlerdir “çiçek yemek” diye diye dolaşıyorum.
gabriel garcía márquez‘in gardenya yapraklarının üzerine şiirler yazan roman kahramanı florentina ben değilim ama geçtiğimiz gün, bir kafede, henüz yeşillenmemiş bir akasya ağacına nazır bir masada bir başıma oturmuş bir şeyler yazıp çizerken, sesli biçimde “çiçek yemek” dediğimi fark ettim; aynı anda, “bir bira daha?” diye sormaya gelen kafe çalışanının bu dediğimi duyduğunu ve bir şey demeden gülümseyip yanımdan geçtiğini fark edince bir parça delirmiş hissettim kendimi; yani, yakalandım ona.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder